Pan, Yunan mitolojisinde doğa tanrısıdır. Ormanların, hayvanların ve çobanların koruyucusu olan Pan; insanlar ve tanrılar arasında yer alan yarı insan yarı keçi formundadır. Pan, çoğunlukla çobanın flüt çaldığı ve hayvanlar arasında huzur getirdiği bir figür olarak tasvir edilir. Ormanlarda özgürce dolaşan, doğa ile özdeşleşmiş, zaman zaman vahşi, zaman zaman da melankolik bir karakterdir. Konumuza gelecek olursak; panik kelimesinin kökeni de Pan’a dayanır. Pan; bir grup insanı yüksek sesle korkutarak kaçırmıştır ve panik yaratmıştır. Bu korku, ani bir şekilde ortaya çıkan bir tür kaygıyı tarifleyen ‘panik’ kelimesini doğurmuştur.
Panik en temelde, aniden ve yoğun bir şekilde korku veya endişe duymaya verilen isimdir. Vücutta kalp atışının hızlanması, göğüste ağrı, karıncalanma, baş dönmesi, ateş basması, nefes almanın güçleşmesi gibi fiziksel belirtilerle kendini gösterebilir. Ayrıca panik dolaysıyla gergin ve bayılacakmış gibi hissetmek de oldukça normaldir.
Peki panik hissedilen anlarda sakinleşebilmek için neler yapılabilir? Öncelikle sakinleşebilmek için derin nefes almak çok önemlidir. Bunun dışında etrafa odaklanıp çevredeki renkleri, sesleri fark etmek de fayda sağlayacaktır. Vücuttaki gerilen kasları fark edip gevşetmeye çalışmak da rahatlatıcı bir etki yaratacaktır. Panik durumunun içinden çıkmayı sağlayacak teknikler uzun vadede terapist ile çalışarak değiştirilebilir. Terapi sürecinde kişinin zihnindeki bazı inançlar ile çalışır ve uzun vadede kişinin fayda sağlayıp farkındalık kazanması planlanır.

